BEYOGLU CERCLE D’ORIENT BINASI

Cercle d’orient Binası; İstanbul Boğazı’nın Rumeli yakasında Beyoğlu İstiklal Caddesine cepheli olarak büyük bir yapı adasında 1882 yılında inşa edilmiştir. Bu bina Beyoğlu’nda, İstiklal Caddesi üzerinde, “Serkldoryan” diye bilinen ünlü bir kulüp için inşa edilmiş ve bu kulübün adıyla anılmıştır. 1882’de kurulan bu kulübün üyeleri arasında Levantenler, azınlıklar ve yabancı uyruklular ile üst düzey Osmanlı erkanı bulunuyordu. Cumhuriyetin ilanından sonra “Şark Kulübü” anlamına gelen Fransızca adını Büyük Kulüp olarak değiştirmiş olan bu cemiyet, 1959 yılında Çiftehavuzlar’da bir şube açmış, 1971 yılında, 1960’lı yıllarda Beyoğlu’nun uğradığı sosyal bozulma nedeniyle, Beyoğlu binasındaki faaliyetine son vermiştir. Büyük Kulüp bugün sadece Kadıköy yakasındaki tesislerinde hizmet vermektedir. Cercle d’Orient binası, 45 metrelik anıtsal cephesi ile Beyoğlu’nun dikkat çeken yapılarından biridir. Derinliği 21 metre olan yapının Yeşilçam sokağına bakan cephesinde, önceki tarihli mevcut bir yapı korunarak yapıldığı için, bu derinlik 13 metreye iner. Yol seviyesinden algılanmayan çatı katı ile birlikte bina beş katlıdır. İstiklal Caddesi üzerinden girişi orta eksende yer alır. Zemin ve birinci katlarda bazı değişiklikler ve ekler yapılmıştır. Günümüzde, girişin iki yanında pasaj şeklinde düzenlenmiş dükkanlar vardır. Birinci katta, muhdes bir merdivenle ulaşılan bilardo salonu mevcuttur. Girişin sağında yer alan ve kulüp olarak düzenlenmiş üst katlara sirkülasyonu sağlayan merdivenler kullanım haricidir. Eş planlı ikinci ve üçüncü katlar, binanın İstiklal Caddesi cephesine paralel olarak uzanan bir koridorun iki yanına sıralanmış ve birinden diğerine geçilebilen salonlardan oluşmuş bir planlamaya sahiptir. Arka cephede servis mekanlarına yer verilmiştir. Çatı katı ise kulüp üyelerine ait otel odaları olarak düzenlenmiştir. Tuğla yığma sistemde ve volta döşemeli inşa edilen bu yapının cadde cephesi taş kaplama, yan cephesi ise sıvalıdır. Cephe düzenlemesinde prekast elemanlar kullanılmış olup tavanları bağdadi sıva ile kaplanmıştır. Aksiyal ve simetrik bir yaklaşımla düzenlenmiş cadde cephesi, zeminde dükkanlar, birinci katta gotik rozetler v e gömme yivli sütunlarla belirlenmiş on bir modüle bölünmüştür. Cephe, dekoratif taş konsollarla desteklenen geniş bir silme ve bina boyunca devam eden parapetle tamamlanmıştır. Vallauri’nin diğer binalarında da rastlanan yüksek kabartma tekniğiyle yapılmış insan ve hayvan figürleri, cephe düzenlemesinin önemli elemanlarıdır. Binada çeşitli dönemlerde, alt katlarda çıkan yangınlar, üst katlarda da kısmi hasara neden olmuş ve bu katların kullanımını engellemiştir. 1990 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden gelen talep üzerine binanın cephesi temizlenmişse de bina, muhdeslerinden arındırılmayı ve üst katların restorasyonuyla tekrar işlev kazandırılmayı beklemektedir. Bina bir AVM yapılmak için tadilata alınmıştır.