EYÜP HAZIRESI HALIL RIFAT PASA MEZARI

Halil Rıfat Paşa Mezar Taşı;  İstanbul Surdışı Eyüp Hüsrev Paşa türbesi arkasındaki hazirede medfundur. Türbesi Bostan İskelesi Sokağı ile Boyacı Sokağının birleştiği yerdedir. Halil Rifat Paşa (1827 - 1901) Sultan II.Abdülhamit saltanatında, 7 Kasım 1895 - 9 Kasım 1901 tarihleri arasında altı yıl sadrazamlık yapmış, bunun öncesinde de Sivas ve İzmir valilikleri hizmetlerinde bulunmuş bir Osmanlı devlet adamıdır. Eyüp’te Hüsrev Paşa Türbesi’nin arkasındaki hazirede bulunan mezarı, dönemin şaheser mezarlarından biridir. Mezar sandukalı lahit mezar türüne bir örnektir. Sanduka üzerine işlenmiş motiflerdeki işçilik gerçekten görülmeye değerdir. Sandukanın yanlarına işlenmiş simetrik yüksek kabartma motiflerde Avrupa stili barizdir. Üzerinde vazodan çıkan üzüm motifleri işlenen mezarın ayak taşı da baş taşı gibi üstüvanidir. İki taşında üst kısmı üste doğru daralan kıvrılmış s hareketleriyle sona ermektedir. Mezarın üstündeki mermer kaide üstünde bulunan bir vazo ve içinde farklı türde çiçekler yine mermere oldukça ustalıkla işlenmiştir. Baş kitabesi on altı satır halinde celi sülüs hatla ve oldukça girift şekilde yazılmıştır. Hattat imzası bulunmayan taşın satır aralarında satırları ayıran çizgiler mevcuttur.

Osmanlı Devleti'nin 1827 yılında Selanik vilayetinin Siroz sancağına bağlı Lika köyünde "Bölükbaşı ailesi" olarak tanınan bir ailenin çocuğu olarak doğmuştur. Halil Rifat Paşa, Osmanlı bürokrasi kademesinin en altı olan tahrirat kaleminden, en üst makam olan Sadrazamlığa kadar yükselmiş önemli bir devlet adamıdır. Sibyan mektebinde yeteneği farkedilip bölge eşrafından bir zatın himayesinde İstanbul'da Mülkiye Mektebi'nde eğitimini tamamlamıştır. Katip olarak memuriyete başlayarak bürokrasi içinde yetişen Halil Rifat, çeşitli vilayetlerde divan katipliği, mektupçuluk, mutasarrıflık, valilik ve sonra Dahiliye Nazırlığı ve Sadrazamlık vazifelerinde bulundu.

Memuriyet hayatındaki en parlak icraatlarını Sivas, Aydın ve Manastır valilikleri dönemlerinde gerçekleştirdi. Balkanlarda eşkiyaya karşı orijinal mücadele taktikleri ve Anadolu’da bayindırlık alanında vatandaş-devlet işbirliği ile gerçekleştirdiği çalışmalarla şöhrete ulaştı.1882'de o devirde eyalet merkezi olan Sivas'a vali olarak gönderilmiştir. Yol, içme suyu, tarım, orman alanlarında bölgeye çok hizmet vermiştir. Trabzon-Samsun, Elazığ-Malatya-Hasançelebi sınırına kadar 410 kilometrelik Bağdat yolunu yaptırmış; Bu yol üzerinde 314 köprü ve 829 menfez inşa edilmiş; Çamlıbel’e kendi parası ile bir çeşme yaptırmış; Tokat-Niksar-Ünye’ye kadar olan 76 kilometrelik şoseyi yaptırmış; Kelkit Irmağı üzerinde 630 metre uzunluğunda 41 gözlü Hamidiye Köprüsü'nü yaptırmıştır. Bunlar dışında 55 köprü ile 32 menfez inşasını gerçekleştirmiştir. Yozgat-Çorum sınırına kadar 63 kilometre yol açtırmış ve köprüler yaptırmıştır. Merzifon-Osmancık ilçesi arası yolu 59 kilometrelik bir şose ile bağlattırmıştır; Şebinkarahisar’dan Trabzon ve Giresun illerine kadar, 64 kilometrelik bir yol ile Sivas-Hafik-Zara-Koyulhisar-Mesudiye ve Ordu illerine kadar 212 kilometrelik şose yaptırmıştır. Yol davasındaki şu sözü tarihe geçmiştir: “Gidemediğin yer senin değildir.” Bütün bu hizmetleri sonunda Sivas’tan görev icabı ayrılarak İzmir’e tayin olmuştur. 1885-1886 ve 1889-1891 yılları arasında iki dönem İzmir valiliği yapmıştır.

  1. yüzyıldaki yüzlerce vali arasında özellikle yol yapımı konusunda isim bırakan tek şahsiyet Halil Rifat Paşadır. Dahiliye Nazırlığı ve Sadrazamlığının ilk yıllarında en fazla meşgul olduğu mesele Ermeni isyanlarıydı. Dahiliye Nazırlığı görevindeyken başlattığı Dar'ül aceze projesinin sadrazamlığının altıncı ayında tamamlanmasıyla resmi açılışını bizzat yapabilmiştir. Sultan II Abdülhamit döneminde bütün işlerin saraydan yürütüldüğü ve Sadrazamların nispeten az rolünün bulunduğu bir zamanda, yumuşak huyluluğu ve Padişaha sadakati sayesinde 9 Kasım 1901’de vefat edene kadar makamını muhafaza edebilmiştir. 6 yıllık bu sadrazamlık görevi esnasında da başarılı hizmetlere imza atmıştır. 1901 yılında vefat etmiştir. Eyüp'te defnedilmiştir. Türbesi Bostan İskelesi Sokağı ile Boyacı Sokağının birleştiği yerdedir. Tam köşedeki türbe Halil Rıfat Paşa'ya bunun arkasındaki ise Mahmut Paşa'ya aittir. 18. yüzyıla aittir. Sadrazam Halil Rıfat Paşa bir karakter olarak Elveda Rumeli dizisinde de canlandırılmıştır.