KARAKÖY SURP LUSAVORIC KILISESI

Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Ortodoks Kilisesi; İstanbul Boğazı’nın Rumeli yakasında Karaköy ve Tophane arasında Kemeraltı Caddesi, Sakızcılar Sokağı 3 numarada yer alır. Aziz Krikor’a ithaf edilen yapı, Ermeniler tarafından inşa edilen en eski kilisedir. 1360 tarihli bir yazmada, bugünkü kilisenin bulunduğu yerde daha önceleri Surp Sarkis adında başka bir kilisenin olduğundan bahsedilmektedir. Bu kilise, ataları Anili olan Kefeli bezirganlar tarafından 1436 senesinde Rum hakimiyeti sırasında inşa edilmiştir. Bu Kefelilerin bir kısmı Lehistan’a bir kısmı İstanbul’a gelip yerleşmiştir. Kilise duvar dibinde Kayserili Grigor’un mezarı görülür. Birçok yangın geçiren kilise, özellikle 1731’de Büyük Oruç dönemindeki yangında tamamen tahrip olmuş ve 1733’de Kayserili Sarkis Kalfa tarafından yeniden inşa edilmiştir. Yapının iç mekanında Kayserili nakkaş Esayi’nin çalıştığı ve yine bu dönemde kilisenin kuzey ve güneyine ahşap bölümler eklendiği rivayet edilmektedir. 7 Şubat 1771’de geçirdiği yeni bir yangından sonra kilise, sivil yöneticilerinin yaptığı yolsuzluktan dolayı yeniden inşa edilmemiş ve 28 yıl harap kalmıştır. Yapı 1799’da Mimar Minas Kalfa’nın gözetiminde yeniden yapılmış ve Patrik Surmarlı Tanyel tarafından aynı yılın 13 Kasım günü ibadete açılmıştır. 1834 yılında onarım gören kilisenin, 1888 yılında cephesi kesilerek içeri çekilmiş ve Surp Krikor Lusavoriç, Surp Haç ve Surp Garabed kiliselerinin ara duvarları kaldırılarak, üç kilise birleştirilmiştir. 1958′deki Kemeraltı Caddesi’nin açılması çalışmaları sırasında kilisenin kuzey bölümü yıktırılmış, sonrasında kalan kısmı da ortadan kaldırılmıştır. 1962-1965 yılları arasında, Mimar Bedros Zobyan ve Isdepan Seghposyan’ın kalfalığında yeni bir kilise inşa edilmiştir.

Tek nefli, bazilikal planlı Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi’nin yüksek kasnaklı bir kubbesi vardır. Kasnağa, iç mekanı aydınlatan 16 adet dar ve uzun pencere açılmıştır. Kubbe örtüsü koniktir. İstanbul’da bu tarz kubbesi olan çok az sayıdaki kiliselerden biridir. Kubbenin çevresi haç şeklinde kollara sahiptir ve üçgen alınlıklarla sona ermektedir. Kilisenin batısında yükselen üç katlı çan kulesi, klasik Ermeni kilise mimarisi üslubundadır.  Kulenin alt kısmından, üst kısmında galeri bulunan nartekse geçilmektedir. Kilisenin doğusunda üç bölümlü yarım yuvarlak çıkıntılı apsis, kuzey ve güneyinde vaftizhane ile Surp Istepannots Şapeli dikkat çekmektedir. Apsisin alt kısmında ise Surp Pırgiç Şapeli yer alır. Naosu zengin bezemelerler tezyin edilmiştir. Sütunceler, plasterler ve sepet başlıklar Bizans etkilidir. Bema bölümünde yer alan tablolar, ressam ve heykeltraş Erol Sarrafyan’a aittir.

Samatya kilisesinde patriklik kurulana kadar Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi’nin Ermenilerin tek ibadethanesi ve cemaat merkezidir. Kilise, konumu ve tarihi değeriyle bugün de İstanbul Ermenilerinin başlıca din ve kültür merkezlerinden biridir. Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi, yakın bir geçmişte Şişli Belediyesi tarafından yenilenmeye alınmış ve 6 ay süren çalışmalar sonunda Ocak 2012’de yeniden ibadete açılmıştır.