KASIMPASA GÜZELCE KASIM PASA CAMII

Güzelce Kasım Paşa Camii; İstanbul Boğazı’nın Rumeli yakasında Kasımpaşa Camii Kebir mahallesi Bahriye Caddesine cepheli olarak 1533 tarihlerinde inşa edilmiştir. Kanuni Sultan Süleyman döneminin Rumeli Beylerbeyi Güzelce Kasım Paşa tarafından şehrin imarının bir parçası olarak Pazariçi mevkine Mimar Sinan tarafından bu külliye inşa ettirilir. Mimar Sinan O tarihte Sarayın mimarbaşı değildir. Külliye, camii, medrese, hamam, sebil ve çeşmeden oluşur. Camii ilk olarak ahşap tek minareli olarak inşa edilmiştir. Zaman içinde yangınlar sonunda ahşap camii tahrip olur. 1708 senesinde Sultan III.Ahmet tarafından, 1721’de Feyzullah Bey tarafından, 1864 senesinde Sultan Abdülaziz tarafından yenilenmiştir. Bugünkü yapı 1867 yılına tarihlenen bu yenilemede aslında bir vezir yapısı olarak tek minareli inşa edilen cami, padişah yapısı olarak çift minareli hale getirilmiştir. Kasım Paşa’nın Mısır Valiliğine bir gönderme olarak minareler arap mimarisi örneklerinde olduğu üstü kapalı olarak yapılmıştır. Bu minareler sonradan onarımlar sırasında yok olmuştur. Son hali ise 2006 yılında tekrar eski haline getirilmiştir.

MİMARİ YAPI:

Cami kare planlı olup, merkezi kubbeli bir yapıdır. Dönem mimarisini yansıtan dört ana kemere oturan bir kütledir. Dışarıdan bakıldığı zaman yapı bir küp gibidir. Bu küp formun ön kısmına da son cemaat yeri inşa edilmiştir. Dört ana kemerin köşelerine dört adette adette ağırlık kulesi bulunmaktadır. Caminin son cemaat yerinden girilir. Son cemaat yerinin sol tarafında L formundaki merdivenlerle kadınlar mahfiline çıkılır. Kadınlar mahfili 8 ahşap sütun tarafından taşınmaktadır. Cami kare planlı olup ana giriş kapısının yanlarında müezzin mahfilleri yer alır. Minber ve vaaz kürsüsü mermerden yapılmıştır. Salih paşa tarafından 19.yüzyıl sonunda hediye edilmiş on adet şamdan mermer mihrabın iki yanına sıralanmıştır. Mihrap kalem işleriyle süslenmiştir. Doğu ve Batı cephelerde bulunan mekanlara ortadaki harimden geçilir Bu kapıların sağ ve sol taraflarında kırık taş kemerli birer pencere üzerinde de sivri kemerli, silmeler ile hareketlendirilmiş üçlü pencereler yer alır. Duvarlara eklenen kare planlı ve ahşap tavanla kaplı yan mekanların asıl girişleri her iki yönde de dört tane mermer sütunlu, üç açıklık bölümden oluşur. Sütunlar arası bağlantı üç tane at nalı kemerle sağlanmıştır.

Geçmişin pandantiflerle sağlandığı kubbe her cephesinde bulunan yüksek sivri kemerlerin üzerine oturur. Kurşun kaplı olan kubbe dört taraftan oldukça yüksek alınlıklarla çevrelenmiştir. Kubbe kasnağı ile üçgen alınlıkların duvarlarının arasında boşlukta dört köşede Sultan II.Mahmut devrinde ortaya çıkan ve Fransız aydınlanma mimarlığında tasarlanmış olan ve dünyayı simgeleyen, geleneksellikten uzak küreler kullanılmıştır. Yapının dört köşe noktalarında dört tane burmalı sütünce mevcuttur.

Kubbe on eşit dilime ayrılmış, her dilimde pandantiflerdekine benzer süslemeler kullanılmıştır. İç bezemelerde Sultan Abdülaziz Ve Sultan Abdülhamit dönemlerinin eklektik anlayışı egemendir. Ana mekandaki bezemeler 1994 tarihli restorasyonda yenilenmiştir. 2006 yılındaki yenilemede ise ahşap kısımların yaldızı yenilenmiştir. İç mekan da Hattat Seyyit İzzet Mustafa’nın 9 adet ahşap hat madalyonu bulunur. Batı cephesinde ise iyi bir hattat olan Sultan Abdülmecit tarafından yazılmış bir hat levhası bulunur.