YAHYA EFENDI KÜLLIYE HAZIRESI

Yahya Efendi Külliyesi Haziresi;  İstanbul Boğazı’nın Rumeli yakasında Beşiktaş Çırağan caddesi Yahya Efendi yokuşunda inşa edilmiştir. Şeyh Yahya Efendi hayatta iken tekkesine dolan insan seli, vefatından sonra da devam etmiş, türbesi ve tekkesinin etrafı kendisine komşu olmak isteyen binlerce insanın kabri ile dolmuştur. Herkes bu mübarek zatın yanı başına defnedilmek istemiştir. Yahya Efendi Kabristanı külliye içinde büyük yer kaplayıp, önem teşkil etmektedir. Yahya Efendi'nin vefatını müteakip başlayan defin ile asırlar sonra burası büyük bir kabristan haline gelmiştir. 16. yüzyılın ikinci yarısından itibaren buraya gömülmüş olan birçok tarikat ehli, devlet ricali, ulema, hanedan ve saray mensubu şahıs bulunmaktadır. Tekkenin Çevresi 19 yüzyılın ikinci yarısında, önce Osmanlı üst tabakasının mezarlığına, daha sonra da padişahın aile mezarlığına dönüşmüştür.

Kabristana ilk definin ne zaman yapıldığını ve kime ait olduğunu bilemiyoruz. Kaynaklarda böyle bir bilgiye rastlanmamakla beraber tahminen Yahya Efendi'nin vefatından kısa bir zaman sonra muhibbiler buraya gömülmeyi talep etmiştir. Hazireye dönem dönem gömü yapılmış ve istatistikler sonucu buraya sekiz binin üzerinde gömü yapıldığı ortaya çıkmıştır. Saray erkanından birçok şahıs burada medfundur. Bilhassa Abdülhamit'in maiyeti, Adile Sultan'ın maiyeti Çoğunlukla buradadır. Kabristanda Çok sayıda hattat, edip, şair, musikişinas bulunmaktadır. Ahmet Süreyya Emin Bey (ö. 1923), Şair Yusuf Sinan Rahiki, bestekar Nazife Güran bunlardan bazılarıdır. Yine son üç Osmanlı Sadrazamı İbrahim Hakkı Paşa (ö. 1918), Ahmet Tevfik Paşa (ö. 1936) ve Enver Paşa'nın babası Hacı Ahmet Paşa (ö. 1947) buradadır. Zümre-i hattattan Aşık Hüseyin (ö. 1240), Hattat Şefik Bey (ö. 1292), Hüsn-i Hat muallimi Mehmet İzzet Efendi (ö.1320), Hattat Hafız Mehmet Efendi (ö. 1301), Hattat el-Hac Ahmet Efendi (ö. 1263), Hattat Mehmet Tahir Efendi (ö. 1232), Nuri Korman, Kendisi meşhur bir Hattat olmasının yanı sıra Yahya Efendi Dergahı'nda kırk yıl zakirlik, dört yıl da zakirbaşılık yapmıştır. Reisü'l-Hattatin Ali Haydar Beyefendi (ö. 1287) kabristanda bulunan bazı önemli hattatlardır. Kabristanda numaralanmış olarak bulunan taş sayısı 2141'dir. Kabristanın genelinde türbe içinde yer alan Yahya Efendi'nin ve yakınlarının kabirlerini saymazsak 19.yüzyılın ikinci yarısıyla 20.yüzyılın ilk otuz yılına ait mezar taşları bulunup haziredeki en eski taş 1115 tarihli, 570 numaralı şahidedir. Cumhuriyet öncesi dönemlere ait aile mezarlıklarına hala defin yapılmaktadır. Aile kabristanına gömü yapıldığı için bu durum kabristanın tarihi dokusuna zarar vermemektedir. Bu nedenle Yahya Efendi Kabristanı diğer hazire ve kabristanlara nazaran iyi korunmuştur.

Kabristan yeşil bir alanın içinde bütün şirinliği ve sıcaklığı ile insanı Çepeçevre sarmaktadır. Mezarlık ve ölüm burada hiç ürkütücü ve soğuk değildir. Devasa alan taşlar üzerindeki motiflerle sanki bir Çiçek bahçesi ve sarıklı devlet adamlarının, evliyanın ve saray kadınlarının gezindiği bir bahçedir. Nitekim Ahmet Hamdi Tanpınar bunu şöyle dile getirmiştir: "İlahi mağfiret Yahya Efendi Dergâhı'nda adeta güzel bir insan yüzü takınır. Ölüm burada, hemen iki-üç basamak merdiven ve bir-iki setle Çıkılıveren bu bahçede hayatla o kadar kardeştir ki, bir nevi erme yolu, yahut aşk bahçesi sanılabilir."